Mutluluğumuzun ya da mutsuzluğumuzun kaynağıdır ev. Doğru seçim düzgün bir yaşam şeklini de beraberinde getirir. Yirmi katlı apartman dairelerinde ne kadar sağlıklı bir toplumun yaşadığını da düşünecek olursak bu evlerin ve o kültürün değerini belki birazcık anlayabiliriz.
Doğru seçilmiş evlerde insan sağlıklı olur. Ve aynı zamanda kültürünü ileriki nesillere taşıma endişesi taşır. Kültür insanlığın imecesiyle yaratılır. Gerçekler öteye, yarınlara kendi kendine gidemez. Dünden gelenleri gördükçe, dünden gelenleri gördükçe diyorum çünkü dünden elimizde kalanlar bu ev, bu okul, bu sokak...Bu cumbada kimlerin oturduğu, bu okulda kimlerin yetiştiği bulundukları yerdeki somutluğuyla görünmüyor.Evler kişilerle doğarlar, onlarla yaşarlar sevgide, acıda... Bugün kullanılmış giysiler olurlar bir başkalarına... O bir başkalarının merakı apartman katlarında oturmakken, bizlerin merakı ise bir haftalık da olsa o evlerde, o sokakta yaşamak oldu.Daha önce kilise olarak kullanılan bu yapı, sonra hastane, şimdi de okul olarak işlevini sürdürmekte. O dar sokakların baş elemanları olarak karşılıklı duran iki yapı cami ve okul, avlusunda çocukları ve büyükleri bir araya getiriyor. O eski cami sohbetleri halen yaşanan bu çevrede devam etmekte.
Dedeoğlu Konağına dışarıdan bakıldığında büyük tek bir ev gibi görünse de iç avlusuna girildiğinde 3 ayrı girişi bulunmakla, geçmişte yaşanan ev, sahibinin üç hanımı bulunduğundan üç bölüme ayrılmış. Ama aynı avluyla eşler birbirine kaynaştırılmış.Bu konağın avlusunda toprak altında gizlenmiş bir oyuk bulunmakta. Savaş yıllarında değerli eşya buraya saklanırmış. Savaştan sonra da ayakta kalmış bu konak duvarlarında halen mermi oyuklarını görmek mümkün.
Çıkmaz sokağa gizlenmiş, özenle delaylandırılmış, işlemeleriyle eski Türk mimarisinin simgesi olan bir kapı, yaşama giriş, bir koruyucu. Sokakta bazı evlerin girişleri doğrudan sokağa açılmayıp çıkmaz sokakla içeriye saklanmış. Evlerin üst katlarında en önemli bölümlerinden biri sofadır. Sofa bir geçiş alanı değil, yaşama mekanıdır. Bir diğer mekan avlular, sadece bahçenini içinde bir yer değil, Anadolu insanının olmazsa olmaz mekanlarından bir diğeri...Yaz aylarında zamanlarının çoğu burada geçer, doğaya en yakın oldukları, huzur mekanlarıdır onların. Çünkü Anadolu insanı o toprağın değerini en i\. bilendir.Evlerin o anlamlı gözleri olan cumbalar sokağa sıcak bir hava verirken iç mekanı genişletmekte. Bu evlerde dikkatimizi çeken; her şeyin insan ölçeğine göre en ince ayrıntıya kadar detaylandırılmış olması. Odalar mekan işlevselliği dışında, duvar yüzeyleri, tavandaki işlemeleri ile geleneksel Türk evinin mimarisine nasıl önem verildiğini bize gösteriyor.
TMMOB Mimarlar Odası Adana Şubesi
TMMOB Mimarlar Odası Kahramanmaraş Temsilciliği
Çukurova Üniversitesi Mimarlık Fakültesi
Ortaklığında Hazılarnan Kahramanmaraş Evleri Rölöve Çalışması